KESE KÖYÜ
Anasayfa > KESE KÖYÜ

LÜTFEN YUKARIDA BULUNAN   "KESE KÖYÜ"  MENÜSÜNDEN SAYFA SEÇİNİZ.

                                                                   TARİHÇEMİZ

Köyümüz Tarihi;        

 950-1050 yıllarına  dayanan bir tarihe sahip olup ; Tapu kayıtlarının yazılması zamanından başlanıldığı tarihten itibaren  (22.8.1947 tarihinde Ilgaz Asliye hukuk yargıçlığının 26.4.1947 tarih ve 72 sayılı yazısına verilen cevaptan ve ek’indeki arazi tapularından anlıyoruz.) resmiyete kavuştuğunu incelemelerden anlıyoruz.

Ancak; Tarihimizin o zaman Kastamonu ve Çankırı tarihine paralel olarak geliştiği de tahmin edilmektedir. 1071 Malazgirt Savaşından ve 1080 Anadolu’ya Büyük Türkmen göçünden sonra Emir KARATEKİN ’nin 1082 yılında Çankırı-Tosya-Kastamonu ele geçirdiği bilinmektedir.

Örf ve adetlerimize göre EMİR BEY unvanı almak çok zor babadan oğula geçen bir miras gibidir. Bilindiği üzere Aşağı Seyin Bey,Yukarı Seyin Bey ve Emir Pınarı diye bizim kışla üzerinde hala kalıntıları olan yerleşim alanları vardı. Kanımca 1082 yılında EMİR KARATEKİN ‘ nin Kastamonu seferi sırasında Emir Pınar ’ı bölgesine yerleşti buraya EMİR PINARI ismi verildi. Bu bölgeyi kontrol eden Bey de muhtemelen SEYİN BEY di onlarda iki kardeş olarak AŞAĞI SEYİN BEYE ve YUKARI SEYİN BEYE yerleştiler. Bu varsayım sadece benim arazinin startejik incelemesi sununda vardığım bir kanaattir.

Tarihte bölgemiz çeşitli istilalara uğramış, ancak Haçlı Seferlerinin hiçbir zaman istilasına maruz kalmamıştır. Türk Beyleri ve Osmanlılar arasındaki istilalarda da Devrez Çayı genellikle sınır teşkil etmiştir. Bölgemiz Türk Beyleri ve Osmanlılar arasında o kadar el değiştirmiştir ki tarihi kronolojiyi burada yazmak sayfalar alır..

Kastamonu,
Hititler, Firikler, Kimmerler, Lidyalılar, Persler, Romalılar, Bizanslar, Selçuklular, en son Danişmendiler 1106 da ; Çandaroğulları ve Çobanoğulları eline geçmiştir.. Kanımızca Bu tarihten sonra Bu bölgeye Çobanoğulları ve Çandaroğulları hakim olmuştur..Bu yaklaşımda yukarda ki tarihi geçmişimizi doğrulamaktadır.

Tarihi vesikalara göre 1071-1200 senelerde Anadolu'da güçlenmeye çalışan Osmanlı bu bölgedeki yabancılarla amansız bir mücadeleye girişir. (Danişmendiler; Çobanoğulları,Candaroğulları tarafından ) Bu süreçte atalarımız Kilise köyü ve civarını ele geçirir ( Muhtemelen Atalarımızın; EMİR KARATEKİN ÇANDAROĞULLARIN 'dan geldiği düşünülebilir.Çünkü 1392 de Yıldırım Beyazıt Candaroğlu İsfendiyar Bey’ le anlaşarak Kastamonu ve havalisini kendisine vermiştir. İsfendiyar Bey, emri altındaki bölgelerden, Çankırı, Kalecik ve Tosya İsfendiyar Bey’ in kontrolündeydi.)..

1402 ANKARA SAVAŞINDAN sonra İsfendiyar Bey emri altındaki bölgelerden Çankırı-Kalecik ve Tosya’yı ve Ilgaz çevresini en çok sevdiği oğlu Hızır Bey’ e vermek istedi ,ancak iç çekişmeler ( iki oğlunun çekişmesi) yüzünden bu isteği kabul edilmeyerek.Kastamonu ve Küre İsfendiyar oğluna bırakılarak diğer bölgeler yani memleketimiz Osmanlılara terk edildi bu demek ki Osmanlılara geçiş tarihimiz Ankara Savaşı ile başlamaktadır yorumu yapılabilir (1402-1413). Elimizdeki belgeler ve rivayetler de bunu kanıtlamaktadır.

Atalarımızdan duyduklarımıza göre; Köyün yerinde daha önceleri Kilise Köyü olarak adlandırıldığı ( 1941 senesin de ek yazıdan da anlaşılacağı üzere Koçhisar Nahiyesine bağlı Kariye(Köy) Kilise olarak geçmektedir.) .. Bu köyün o tarihte burada Ortodoksların yaşadığı, Kışla civarında da Kilisenin olduğu (Orman içerisinde) rivayet edilmektedir. Kışla civarında bu mezarlara ve ev kalıntılarına rastlamak mümkündür. Hatta Küçük Hacet bölgesinde ve civarlarında da Kilise yıkıntılarının olduğu bilinmektedir. Ayrıca Köyümüz üç adet Romalılar zamanından kalma yıldız armalı Roma çeşmesi mevcut olup, ayrıca Yukarı Çeşmeye su kanallarıyla bağlı Roma hamamının olduğu bilinmektedir. ( Sedireler Mahallesindeki çeşme inşaat halinde kalmıştır. )
 
Evliya Çelebinin Seyahatnamesin de ; Hacet ve yöresinde ve çevresinde birçok kilisenin olduğu da ifade edilmiştir.

Ayrıca ;Köyümüzde Kara kahyagilin evinin bahçesinde ( Adaletin evi ) Bizanslardan kalma bir hamamın mevcut olup, yapılan inceleme sonunda ortaya çıktığı Bilinmektedir. ( Çankırı Yılığı )

Kilise Köyünün ve civarının Ortodokslardan alınma sürecinde Atalarımızın gösterdiği özveri ve kahramanlıklar üzerine ; Atalarımıza hediye olarak.O zaman ki padişah da ek kroki deki bölgeye dedelerimize verir. (1402-1413) Bu kaydın İstanbul Başvekalet Arşiv Müdürlüğünde mevcut olduğu ek belgeden anlaşılmaktadır.

Başlangıçta; bir Türk boyu iken CENDERE KÖYÜ bölgesinde konuşlandığı bilahare şimdiki köy yerine yerleştiği bölgeye huzur ve sükuneti getirmemiz üzerine üzerine KİLİSE KÖYÜNÜN Atalarımıza verildiği (1402-1413) daha sonraları ilim irfan ve ticaret merkezi olan köyümüze bu hayırlı işlerinden dolayı 1200 yıllarına (1784 ) de Belören Köyünden Koçhisarlıoğlu Mustafa Köyümüze Örenciği bağışladığı ek belgelerde görülmektedir. (ÖRENCIK HALEN KÖYÜMÜZ MALIDIR ( 720588 metrekare ek tapu krokisi ). -SÜNNIK ise mahkeme kararıyla kaybettiğimiz bilinmektedir.Ayrica ALIHASANGILIN halen İnköye yakin yerde büyük bir tarlasi mevcuttur.Ayrica YAYLA nin arkasinda ki ÖTEYÜZ tabir edilen PORSUĞUN TARLAYA SÜLEKGILIN PATATES EKTİĞİ herkes tarafından bilinmektedir. KÖY daha önceleri KISE KÖYÜ olarak anılmakta ise de daha sonraları KESE ismini almıştır.

Köyün eski ahşap evlerinin kerestelerinin ALGININ KAS ' tan geldiği yaslılarımız tarafından söylenmektedir. KÖY eski tarihten bu yana ILGAZ İlçesinin en kalabalık köyü olarak bilinmektedir. Çok dikkat çekicidir KÖYÜMÜZÜN 3 adet camii vardır. Ben hiç bir köyde üç camii ye rastlamadım ve de duymadım.

Köyümüzün orijinal bir yerleşik alanı mevcuttur. Köyümüz 3 mahalleden oluşmaktadır. AŞAĞI MAHALLE, SEDİRLER MAHALLESİ, YUKARI MAHALLE (GÖKÇE MAHALLESİ ) . YUKARI MAHALLE 1830 Osamanlı nüfus sayımında GÖKÇCE MAHALLESİ olarak geçmektedir. Ayrıca Köyümüz  üç  yerleşim alanında yaşamını sürdürmüştür.. Halen de bu şekilde devam etmektedir. KÖY, KIŞLA, YAYLA üçgeninde tüm köylü yaşamını devam ettirmiş ve halende devam ettirmektedir.KÖY' ün eskiden 210 hane+140 samanlık ve 1065 nüfusu olan bir yapısı vardı.1952-1953 yıllarında KÖYÜMÜZ İLKOKULU ' nun 5 sınıfı ve beş öğretmeni mevcuttu olup bu öğretmenlerden birisi ise müzik öğretmeniydi. Okulun büyük bir laboratuarı da mevcuttu. Ayrıca AŞAĞI VE YUKARI CAMİİ bitişiklerinde KÖY ODALARI vardı. Bu odalarda yabancı köyden gelenler misafir edilirdi.Genelde ÖTEYÜZ ‘de ki MERGÜZE KÖYܒ DEN ÇAL ' in arkasından ILGAZ-CUMARTESİ pazarına gelen misafirlerdi.Bu misafirleri köy muhtarı sırayla ahaliye ağırlattırırdı. Bunu da köy tellalı vasıtasıyla sirayla yaptırırdı. Köy tellalı muhtarın talimatlarıyla üç camii minaresinden köylülere istekleri şu şekilde bildirirdi "EY AHALİ DUYDUK DUYMADIK DEMEYİN DUYANLAR DUYMAYANLARA SÖYLESİN YARIN YAZI ARKLARI TEMİZLENECEKTİR. BUNUN İÇİN HER HANEDEN İKİ KİŞİ KAZMALI VE KÜREKLİ OLARAK SABAH NAMAZINDAN SONRA AŞAĞI CAMİİ ÖNÜNDE TOPLANACAKTIR." Bunu iki kere yüksek sesle bağırmak suretiyle tekrarlardı.Ayrıca bu husus Akşam ve yatsı namazlarından sonra da camilerde köylüye söylenirdi.
Köyümüz ; çeşitli nedenlerle Ilgaz ’ın iki defa mahallesi olmuş ancak , mahalle olmanın bir faydasını göremediği için tekrar Köy kimliğine bürünmüştür.


GİZEMLİ YAYLAMIZ


  • KIRKPINAR YAYLASI Köyümüze 14 km uzakta olup ; denizden 1723 metre yükseklikte bir Baraj yayla gölü olan adini gölü besleyen 40 Pınardan alan Yayla 'mıza üç yoldan ulaşılmaktadır.

    1 nci yol : KASTAMONU yolunu takip ederek, Yol üzerindeki ilk Petrol ofisinden sola dönülerek gidilir. Yol asfalttır, ancak 15 Mayıstan sonar yol çalışması yapılırsa çıkılabilir.

    2 ci yol : Ilgaz-Baslama Köyü-Aşağı Bozan Köyünü takip ederek çıkılır .Yol toprak olup 3 km daha kısadır.

    3 ncü yol : Köy-Kışla -Yayla yoludur.Bu yol yaya yolu olup Köyün eskiden kullandığı esas yoldur.  Dağ gezileri için idealdir.Yayla da iki mahalle mahalle vardır. Aşağı mah. Yukarı mah. en boğucu yaz sıcağında bile, Kırkpınar sizi bahar serinliği ile karsılar. Çam gölgesinde piknik yapmak, gölde yüzmek, hamakta sallanmak, göl çevresinde yürüyüş yapmak, çimenler üzerinde yalınayak dolaşmak, uçurtma uçurtmanın keyfini sürmek, gölde botla dolaşmak; Kırkpınar 'da geçireceğiniz zamanı keyifli kılmak için sizleri bekliyor... Bunları yaparken "LÜTFEN ARAÇLARINIZI OTLAR ÜZERİNE PARK ETMEYİNİZ VE DE ÇÖPLERİNİZİ GETİRDİĞİNİZ ÇÖP TORBALARINA DOLDURARAK" atınız..

    YAYLA BARAJI 1954 senesinde yapılmış, bilahare büyütülerek bu halini almıştır. Baraj KIRKPINAR 'dan "EYRI ARK " vasıtasıyla gelen kaynak suları ile beslenir. Ancak barajın kapladığı alan içerisinde su altında bir sürü kaynak suyu vardır.Suyun beslediği alan AŞAĞI KARAÇAYIR ve YUKARI KARAÇAYIR diye adlandırılır.. Bu alan yemyeşil otlarlarla kaplı olup Kırkpınar 'ın sularda Menderesler oluşturarak kıvrıla kıvrıla (EYRI ARKLAR ) akardı yaylanın gençleri bu derin mendereslerde öğle vakti suya girerek serinlerlerdi. Bu alanda bol miktarda KÖMÜS 'ler ( Manda-Camız ) sığırlar, koyunlar aksamları son otlamalarını yapar aksam vakti yaylaya dönerlerdi.Baraj alanı koyunların ve keçilerin dinlendikleri AŞAĞI KARAKA eyleklerinide sular altında bırakmıştır.

    Yaylamızda ki önemli su kaynaklarımız:
    • 40 tane kaynağın aktığı KIRKPINAR   EŞMELERİ ( BARAJI BESLER )
    • SOĞUK SU ( OLUĞUNUN İÇERİSİNDE EL SOKULDUĞUNDA ;SOĞUKTAN 30 SANİYE SONRA ELİNİZİ ÇIKARMAK ZORUNDA KALIRSINIZ.)
    • FOKUR EŞME ( İÇMEK İÇİN EN UYGUN SUDUR .YER ALTINDAN KAYNAYARAK ÇIKAR )
    • ÇAĞLAYAN
    • SÜZEĞİN DERE
    • DEDENİN DERE
    • YUKARI KARAÇAYIR OLUĞU ( BAYRAMIN OLUĞU )
  • • BARAJ ALTINDA KALAN AŞAĞI KARAÇAYIR SULARI 3 ADET
  • • ÇATAL EŞME
    • TEKİRDAĞ EŞMESİ ( ILGAZ BELEDİYESİ BİR KISMINI ALDI )
    • KÜLAHLI EŞMESİ
  • SOĞULCAK ÇALIN GÜNEY YAMACINDA SARIÇAMLIĞIN ÜSTÜNDE
  • KANLI EŞME ( ÇALIN KUZEY YAMAÇLARINDA KÖYÜN KUZEY HUDUNDA )  

             

  • Yazan :  Arif KIRKPINAR
                   10 EKİM 2004

Kaynaklar :
                                *Kastamonu tarihi
                                *Kastamonu Yıllığı
                                *Araç Tarihi
                                *Çankırı Tarihi
                                *Çankırı Yıllığı
                                *Kurşunlu Tarihi
                                *Çerkeş Tarihi
                                *Tosya Tarihi
 
NOT :
 
TARİHÇEYİ YAZARKEN YAPTIĞIM ARAŞTIRMADA ,NE ILGAZ TARİHİN DE NE DE ÇANKIRI TARİHİNDE 1083 DE KASTAMONU VE SİNOPU ELE GEÇİREN EMİR KARA TEKİNDEN BAHSEDİLMEMESİ BİRAZ GARİBİME GİTTİ.BENİM DÜŞÜNCEM ; EMİR KARATEKİN KASTAMONUYA GİDERKEN BİZİM YAYLA YOLUNU,CİNGANIN DERE ,KANLI EŞME VE TAVŞAN TEPE İSTİKAMETİNDE İLERLİYEREK  KASTAMONUYA ULAŞMIŞTIR DİYE DÜŞÜNÜYORUM. BU HUSUSTA RESMİ OLARAK ÇANKIRI VALİLİĞİNE BAŞVURULARAK İNCELEME YAPILMASINI İSTEDİM. VALİLİK GEREKLİ İNCELEMİN YAPILACAĞINI VE SONUCUN YAZI BİLDİRECEĞİNİ İFADE EDEN YAZINI TARAFIMA BİLDİRMİŞTİR.
 

Hava Durumu

 

Bizden Duyurular

Gazete Linkleri

Akşam Gazetesi
Cumhuriyet Gazetesi
Dünya Gazetesi
Evrensel Gazetesi
Fanatik Gazetesi
Fotomaç
Güneş
Hürriyet Gazetesi
Kurultay
Milli Gazete
Milliyet Gazetesi
Ortadoğu Gazetesi
Radikal Gazetesi
Sabah Gazetesi
Star Gazetesi
Türkiye Gazetesi
Vatan Gazetesi
Yeni Asya Gazetesi
Yeniçağ Gazetesi
Yeni Mesaj Gazetesi
Zaman Gazetesi

 

Çankırı Haberleri

 

Ilgaz Haberleri

 

Bu Alanda Reklamınız yer alsın.

Ayrıntılı bilgi için iletişim sayfasından bizimle iletişime geçiniz.
 

www.kesekoyluyuz.biz

ANASAYFA | KESE KÖYÜ | MAKALELER | FOTO GALERİ | VİDEOLAR | ZİYARETÇİ DEFTERİ  

Bu Web Sitesi SiteKlik Site İçerik Yönetim Sistemi ile hazırlanmıştır

© Kesekoyu.net 2004-2014. Kese Köyü Kalkınma ve Sosyal Dayanışma Derneği. Tüm Hakları Saklıdır.